Başkasının yerine sınava girmek dolandırıcılık sayılıyor mu?



Yargıtay, öğretim görevlilerinin yerine iyi derecede İngilizce bilen başka birinin sınava girmesini sağlayan çetenin "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçunu işlemediğine hükmettii

Yargıtay'ın kararına konu olay Ankara'da yaşandı. Çete lideri Hakan Özer ile yardımcısı Gerçek Erdem, Üniversitelerarası Dil Sınavı'nda(ÜDS) öğretim görevlileriyle anlaşarak 3 bin TL para karşılığında yerlerine İngilizce bilen kişileri sınava soktu.

Operasyonla çökertilen örgüt elemanları suçlarını itiraf etti.

Yerel mahkeme "resmi belgede sahtecilik" , "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" ve "örgüt kurmak" suçlarından çete lideri Hakan Özer ve Gerçek Erdem'e 6 yıl 4 ay 15 gün, "örgüte üye olmak" suçlarından ise Alp Deniz Ö., Ozan Ç. Ve Özgen Dilan B.'ye ise 5 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi. Hüküm temyiz edildi.

Temyiz talebini görüşen Yargıtay 15. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. "Örgüt kurmak" ve "örgüte üye olmak" suçlarından verilen cezayı onayan Yargıtay, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun oluşmadığına hükmetti.

Kararda, sanıkların yerlerine sınava girdikleri öğretim görevlilerinin kariyer ve maddi menfaat temin etmelerinin tek şartının dil sınavı olmadığı, akademik unvan kazanımının YÖK tarafından başka belirlenen başka kriterlerinin de bulunduğuna işaret edildi.

Yerel mahkeme yeniden yapacağı yargılamada sanıkları "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan beraat ettirecek.

Konular